Üniversitelerde yapay zekâ kullanımının giderek artması, bu teknolojilerin akademik süreçler üzerindeki etkisini gündeme taşıyor. Türkiye ve Birleşik Krallıkta yapılan güncel araştırmalar, yapay zekânın üniversite öğrencileri arasında yaygın bir araç haline geldiğini ve kullanım biçimlerinin akademik başarı, değerlendirme yöntemleri ve eşitlik tartışmalarıyla doğrudan ilişkili olduğunu gösteriyor.
Türkiye’de 1402 üniversite öğrencisinin katılımıyla gerçekleştirilen “Üniversite Öğrencilerinin Yapay Zekâ Kullanım Düzeylerinin Belirlenmesi” başlıklı araştırmaya göre, öğrencilerin %98,3’ü bilgi teknolojilerini ve yapay zekâ araçlarını orta ve üzeri düzeyde kullandığını belirtiyor. Katılımcıların %66,4’ü yapay zekâyı haftada birkaç kez ya da hemen her gün kullandığını ifade ederken, %84,2’si bu araçları birkaç saat veya birkaç gün içinde öğrenebildiğini belirtiyor.
Araştırmanın öne çıkan bulgularından biri, yapay zekâ kullanım sıklığı ile akademik başarı arasındaki ilişki. Yapay zekâyı daha sık kullanan öğrencilerin akademik not ortalamalarının, bu araçları daha az kullananlara kıyasla daha yüksek olduğu tespit edildi. Buna karşılık, yapay zekâya duyulan ilgi düzeyi veya genel bilgi teknolojisi becerileri ile akademik başarı arasında anlamlı bir ilişki bulunmadı.
Yapay zekâ kullanımının demografik özelliklere göre farklılaştığı da araştırmanın dikkat çeken sonuçları arasında yer alıyor. Erkek öğrencilerin yapay zekâya yönelik ilgi ve genel kullanım düzeylerinin kadın öğrencilere göre daha yüksek olduğu görülürken, kullanım sıklığı ve öğrenme süresi açısından cinsiyetler arasında belirgin bir fark saptanmadı. Fakültelere göre değerlendirildiğinde ise mühendislik ve sağlık bilimleri öğrencilerinin yapay zekâ araçlarını daha yoğun kullandığı, eğitim, fen-edebiyat ve hukuk fakültelerinde kullanım düzeyinin görece daha düşük olduğu belirlendi.

Yaş değişkenine ilişkin bulgular, yapay zekâ kullanımında farklı eğilimlere işaret ediyor. Genç öğrencilerin yapay zekâ araçlarını daha sık kullandığı, yaşça daha büyük öğrencilerin ise genel bilgi teknolojisi becerilerinde daha yüksek bir düzeye sahip olduğu görülüyor. Araştırmacılar, bu durumun teknolojiye hızlı uyum ile uzun vadeli dijital deneyim arasındaki farkı yansıttığını belirtiyor.
Benzer eğilimler Birleşik Krallık’ta yapılan araştırmalarda da gözlemleniyor. Akademik çalışmalarda yapay zekâ kullanan öğrenci oranının bir yıl içinde %66’dan %92’ye yükseldiği belirtilirken, öğrencilerin bu araçları en çok metin özetleme, karmaşık kavramları anlama ve araştırma fikirleri geliştirme amacıyla kullandığı ifade ediliyor.
Araştırmalar, yapay zekânın yaygınlaşmasının üniversiteleri yeni değerlendirme ve akademik dürüstlük tartışmalarıyla karşı karşıya bıraktığını da ortaya koyuyor. Mevcut intihal tespit sistemlerinin yapay zekâ tarafından üretilen metinleri ayırt etmekte zorlanması, alternatif ölçme ve değerlendirme yöntemlerini gündeme getiriyor. Uzmanlar, üniversitelerin yapay zekâ kullanımına ilişkin açık ve tutarlı politikalar geliştirmesinin önemine dikkat çekiyor.



Yorum bırakın